Bağdat’ın Düşmesi ve Nötron Bombası
Aşağıda okuyacağınız derlemenin tercümesi, bir Rus think-thankı- olan Ramzaj’ın Rus akerî kaynaklarına ve diğer kaynaklara dayanarak hazırladığı günü gününe “Irak Savaşı” raporu esas alınarak hazırlanmıştır. Yaklaşık 60 sayfa hacmindeki bu rapor, grubun kendi web sitesi dahil bir çok önemli sitede yayınlanmıştır.
Gerek Ramzaj’ın bu raporunda ve gerekse, savaş ertesi Bağdat’ı inceleyen gazeteciler, Dünya medyasında üzeri örtbas edilen ve Bağdat’ın neden bu kadar çabuk düştüğüne bir cevap buldular: “NÖTRON BOMBASI”
Geliştirilmiş bir taktik nükleer silah olan, gerektiğinde sınırlı alanlara atılabilen ve kullanıldığı yerlerde hiçbir canlıyı hayatta bırakmazken binalara zarar vermeyen bir bombadır NÖTRON.
Aşağıda gözlemlerini okuyacağınız bir Hintli gazetecinin de yazdığı gibi, savaşı kazanmak için, Irak halkını tamamen katletmeye kararlı gözü dönmüş Amerikalıların, bu bombalarla daha fazla Iraklı katletmesini önlemek için Bağdat beklenenden daha çabuk ve daha kolay düşmek zorunda kalmıştır. Amerika, gerektiğinde kendi askerlerini bile bu bombaya maruz bırakacağını, Havaalanını kuşatan kendi, 3/7. Hava indirme bölüğünü deı tamamen yok ederek göstermiştir.
İşte Türkiye’de ilk defa okuyacağınız , Bağdat’ın gerçek bir hikayesi
Irak, Ramzaj ve bir Nötron Bombası
Terra Hertz
| Resim: Bağdat Havaalanında yanan bir Abraham tankı Amerikan medyasının savaşı ve Amerikan kayıpları gerçeklerden tamamen kopukken, Ramzaj raporunun sonunda göze çarpan Bağdat Havaalanı muharebesi |
Ramzaj raporlarının durdurulması ile 2003 Nisan ayındaki Bağdat Havaalanı muharebesinde meydana gelen olaylar arasındaki bağlantı. Ayrıca, Irak Savaşı haber kaynaklarından alternatif bir özet.
Savaşın başlamasıyla birlikte, Rusya GRU’su ile dolaylı bir bağlantısı olan bir rapor yazıldı. Rapor 23 Mart 2003 günündeki raporların ilkiydi. Ve bu rapor, halen şu sitede mevcuttur: http://www.aeronautics.ru/news/news002/news066.htm.
Bu raporlar, Amerika ile ilişkileri olan Rus askerî işaret grublarından alınmış ve yayınlanmış Amerikan operasyonları üzerine Rus yorumlarından hazırlanmıştır.
Biz, böylece, Irak savaşı devrelerini belgelerle tarihî olarak tafsilatlı hale getirdik.
GRU/ Ramzaj raporları:2003 yılı 23 Mart’ından 8 Nisan’a
Ayrı bölüm: Basında olmayan. 2003 yılı 9 Nisan’ından29 Ekim’e
Irak Direnişçileri raporları: 30 Ekim 2003’den günümüze
İşte şimdi , 4 Nisan 2003 Cuma gecesi Bağdat Havalimanında başlayan ve orada bulunan Amerikan 3/7. Süvari bölüğünün de bütünüyle öldüğü muharebe hakkında daha çok şey biliyoruz. Aynı zamanda büyük medyanın , büyük bir inkâr ve kafa karışıklığı meydana getirerek Amerika’nın büyük kayıplarından hiç bahsetmeyerek ve olayın üstünü kapatarak neler yaptığını da biliyoruz. Bağdat Havaalanındaki bu direnişin arkasından yani, Amerikan kayıplarının çok fazla olmasından hemen sonra, Amerikan kuvvetleri bir Nötron Bombası kullanarak havalimanındaki bütün direnişçileri öldürdüler. Tabii ki medya hiçbir şekilde bundan bahsetmedi.
Bakınız: See http://iecolumnists.expressindia.com/full_column.php?content_id=46449
http://www.indybay.org/news/2004/02/1669628.php
(ve diğerleri Google: neutron baghdad airport-nötron bağdat havalimanı)
Bu olayın ne zaman hangi gün meydana geldiği tam olarak belli değil. Ancak, işaretler 6 Nisan ilâ 8 Nisan 2003 tarihlerini gösteriyor. Bu, Afganistan’da nükleer silah kullandığına dair dedikodular olan Amerika’nın kullandığı, dedikodusuz ve doğruluğu ispatlanabilecek ve muhtemelen bir muharebe sahasında kullanılan ilk taktik nükleer silahtır.
Birdenbire Ramzaj raporu sonuçlanmadan durduruldu, onların buna sebep olarak gösterdikleri izahlar, bu raporun durdurulmasını destekleyecek uygun şeyler değil. Belki bize gelen bulgularla daha çok bilgi alabiliriz. Ruslar biliyorlar ki, Amerikalılar orada bir taktik nükleer silah kullandılar. Yarı resmî bir Rus ajansından kaynaklanan ve Amerikalıları taktik nükleer silah kullanmakla suçlayan haber, Rus hükümetini oldukça zor bir diplomatik sıkıntıyla başbaşa bırakacaktı. Ramzaj raporları, yalanlar denizinde kendi inancının müdafiliğini yapmak girişimiydi, fakat onlar her ikisini de yalanlayacak, veya Rusya’nın bildiğini itiraf edecek yada işi bırakacaklardı.
İşi bırakmayı tercih ettiler.
Yazdıkları raporlarda, 8 Nisan üzerine yazılmış tek satırdaki kısa veda bilgilendirmesinde şu ifade dikkati çekiyordu: “... ‘Çok gizli bilgi” olarak tasnif edilmiş bilgileri ifşâ etmeyi doğru bulmuyoruz.”
Evet bu bilginin ne olduğunu, şimdi biliyoruz
TerraHertz
Şimdi Bağdat’a gidip inceleme yapan bir Hindli gazetecinin gözlemlerini aktaralım:
GENİŞ AÇI: IRAK’IN SIRLARI AYAĞA DÜŞÜYOR
http://iecolumnists.expressindia.com/full_column.php?content_id=46449
Ve kim biliyor ki, bu şekilde daha korkunç şeylerin ifşâ edileceğini. Geçen ay Bağdat’ta bulunduğum sırada, cezaevindeki işkenceler Iraklılar tarafından hep konuşuluyordu. Peki niye bu işkenceleri yazmadım? Çünkü herhangi bir şekilde onaylanmamıştı. Anlatılan diğer bir hikaye ise, büsbütün kıyametvârî bir hadise. Hatırlayacak olursanız, Amerikan tankları 2003yılı Nisan ayında nasıl kolayca Firdevs Meydanı’na girmişti?Bu olaydan birkaç gün önce, Irak’ın renkli simalarından Enformasyon Bakanı Muhammed Sahaf, Bağdat Havaalanını elegeçirmeye çalışan Amerikan birliklerini “eşine az rastlanır bir şekilde” tehdit etmişti. Havaalanı yolcu geçişlerinin altındaki iki kat Amerikalıların kontrolündeydi. Ancak Iraklılar VİP ve servis binalarını hâlâ ellerinde tutuyorlardı. Burası, ana yolcu geçiş alanına yani, Amerikalıların bulunduğu yere su taşıyan boruların ana vanasının bulunduğu yerdi. Bir gece, bu vana açılarak su borularıyla zemin kata petrol pompalandı. Yolcu terminalinin zemin katı sulu, petrolle dolup taşmıştı. Bir 11 KV aracı uyun üzerinden geçip gitti. 1. kat alev alev yanmaya başladı, yangın sebebiyle Amerikan askerleri panik halinde kaçışmaya başladılar. Cennet(!) bilir, kaç tanesi öldürülmüştü?
Irak ordusunun havaalanı binasına basınçlı petrol pompalaması üzerine, Amerikalıların bir nötron bombası kullandığı iddia edildi. Geliştirişmiş bir radyasyon bombası olan nötron bombası, yalnızca insanları ve diğer canlıları öldürüp, binalara hiçbir zarar vermemektedir.Bu korkunç manzaraya şahit olan Irak Cumhuriyet ordusu muhafızları, Baas Partisi liderliğini, Amerikalıların savaşı kazanmak için her şeye başvuracakları konusunda bilgilendirdiler. İşte bu sebeple, Irak direnişi kırıldı ve Amerikan tankları kolayca Bağdat’a girdi. Bu, Baas askerleri ve civardaki köylüler tarafından anlatılan tek taraflı bir hikaye tabii. Amerika bunun inkâr veya reddedebilir. Belki de bu sebepledir ki, Saddam Hüseyin’in 9 Nisan 2003’de resmen devrilmesinden sonra Bağdat havaalanı 9 ay kapalı kaldı.
¨¨¨
Burada, Bağdat’a bir haftalık bir seyahatte bulunan ve gözlemlerini anlatan Meksikalı gazeteci duyduğu ve emperyalist basın tarafından saklanan bazı olayları anlatıyor. Bunlardan en önemlisi Bağdat Havaalanında kullanılan Nötron bombasına dair hikayeler:
Dedikodular ve Talanlar
David Martinez- 6 Şubat 2004
Burada kafamda tam bir fikir oluşturabilmek için yeterince uzun bir süre kaldığımı söyleyemem. Ancak, size anlatacağım hikayeler, Saddam sonrası Irak’ta , yani burada olanların acayipliği hakkında size bir fikir verebilir. Hakkında. Onlar, doğru mu, yoksa yalan mı bilmiyorum. Sadece bu hikayeleri biliyorum.
İşte iyi hikayeler:
İlki, Bağdat Havaalanındaki muharebe ile ilgili. Hatırlayacağınız gibi, kanlı ve çetin bir çatışma olmuş ve sonunda Amerikalılar kazanmıştı. Fakat, onların tam olarak nasıl kazandığına dair dedikodular çok fazla.
İnsanlar çok gürültülü bir patlama duyduklarını ve ansızın bütün direnişçilerin ateşi kestiğini söylediler. İnsanlar sanki katıyağ yüklüymüş gibi kamyon kamyon birşeyler taşındığını gördüklerini söylüyorlar. Öldürülen Iraklıların aileleri akrabalarının hayatta kalıp kalmadıklarını öğrenmek için yaptıkları girişimlerden bir sonuç alamadılar. Bir İngiliz gazeteci de bana, erimeye yüz tutmuş bir cesedlerin fotoğraflarını gördüğünü söyledi.
Bu sebeple insanlar, Amerika’nın küçük bir nötron bombası kullandığını söylüyor.
Hatırlamayanlar için, Nötron bombası soğuk savaşın- Kapitalizme has bir icattı ki, kullanıldığı yerde insanları öldürüyor fakat, binalara bir şey yapmıyordu. Bu bomba, orduya, binaları yıkmadan insanları öldürme imkanı veriyordu. Buradaki halk, Havaalanındaki Iraklı savaşçıların yok edildiğini ve bunun üstü kapatılan hadiselerden birsini olduğunu düşünüyor. Daha önce söylediğim gibi doğru veya yanlış bilmiyorum. Ama eminim ki, cehennem bu olaya inanacaktır.
Aylık Dergisi Sayı: 3