D&D"Yaşamak, ama ne için yaşamak. O'nun için yaşamak." DURALİ DURMAZ



Deli Coşar abinin izni ile açılmıştır..... - Blogcu
DURALİ DURMAZ

DURALİ

Kategoriler

manşetler

İSTANBUL HAVA

Kişisel web sitesi

Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket

FRANSIZ AKADEMİSYEN RUDY ANDRIA: “DOĞRUDAN ENERJİ VE NÖRO

Kategori: Makale

FRANSIZ AKADEMİSYEN RUDY ANDRIA:

“DOĞRUDAN ENERJİ VE NÖROLOJİK SİLAHLAR KULLANILARAK YAPILAN İŞKENCE VE TACİZLERE KARŞI VERİLEN MÜCADELEYİ DESTEKLİYORUM!”

 

Oğuz Yıldırım

 

"Telegram İşkencesi”nin en temel hususiyeti, “isbat edilemez” ve “psikiyatrik bir vaka” gibi görünüşüdür. Dolayısıyla; işkencecilerin bu şeytanca manipülasyonlarına karşı; “insan” olmanın verdiği sorumluluk gereği, en temel müdafaanın ortak bir "şuur" veya “farkındalık” oluşturmak olduğunu görüyoruz. Mevzu hakkında mümkün olduğunca malûmat sahibi olmak ve edinilen malûmatın cemiyetin her kesimiyle paylaşılması, yani sözkonusu işkencecilerin sırlarının fâş edilmesi bu anlamda hayati ehemmiyet arzediyor.

 

http://img257.imageshack.us/img257/42/baran.pngTelevizyon, gazete, radyo, internet gibi tüm basın-yayın unsurlarının nihayetinde belirli bir dünya görüşü ve toplum mühendisliğinin temin ve tesisi, yani cemiyetin kontrolü ve yönlendirilmesi amacıyla kullanıldığı izahtan vareste bir hakikat olarak dikkat sahiblerinin malûmudur. Misâlen; personel giderleri, baskı masrafları, dağıtım giderleri ve tüm diğer maliyetler hariçte tutulmak kaydıyla, Türkiye’de belirli bir tirajı yakalamış meşhur gazetelerin sadece “kağıt” maliyetleri, satış fiyatlarının üzerindedir. Mezkûr medya devlerinin “hayır işlemek” gibi bir gaye ile hareket ettikleri iddia edilemeyeceğine göre, niyet ve maksatları da aşikar oluyor ki, bu da; yukarıda belirttiğimiz üzere cemiyetin iktisadî, siyasî ve kültürel anlamda sevk ve idaresi içindir. Günün ortalama sekiz saatini televizyon seyrederek geçiren Anadolu insanını göz önüne getirecek olursanız; her evin nasıl bir laboratuar haline getirildiğini de görmüş olursunuz. Televizyon denilen âlet karşısında adeta hipnotik bir trans halinde kendisinden geçmiş ve ağızları yarı açık vaziyette kilitlenmiş “izleyici”lerin pek âlâ kontrol altında tutulduklarını söyleyebiliriz herhalde. Diğer kitle haberleşme araçları için de durum televizyon örneğinden farklı değildir.

Kalabalıkların kontrolü cemiyet planında böyle iken, insan ve toplum meseleleri üzerinde istenilenden ve alışılandan farklı hakiki fikir sahibi fertler için tehlike daha vahim boyutlardadır. Bulunduğu yeri dolduran, mevcut düzenin kalıblarına uymayan ve fikri, aksiyonu veya duruşuyla hâkim gücün kuyruğuna basmış her ferdi kontrol, bahsi geçen güç sahiblerini daha farklı bir metodu kullanmaya sevk etmiştir. Umûmun kontrolüne nisbetle daha “sofistike” olan işte bu metodla, Mütefekkir Mirzabeyoğlu’na yapılan "Telegram", yahud milletlerarası literatüre geçtiği isimle "Zihin Kontrolü işkencesi" vesilesi ile tanışmış olduk.

İnsanlığın önünde son derece şeytanî bir tehdit olarak dikilen Zihin Kontrolü işkencesi, bu işkenceye maruz kalanların beyanlarından anlaşıldığı kadarıyla; CIA ve CIA’nın işbirliği yaptığı muhtelif ülke istihbaratlarınca, genellikle NATO ülkelerinde uygulama alanı buluyor. Muhtelif internet forumlarında kendi şahitliklerini bildiren zihin kontrol mağdurlarının başta Almanya olmak üzere, Hollanda, İngiltere ve İspanya gibi Avrupa ülkelerine mensub oldukları görülmektedir. Özellikle belirli bir entellektüel seviyedeki Avrupalıların; Zihin Kontrolü işkencesi hakkında, ülkemiz insanına nisbetle daha fazla duyarlı olduklarını görmekteyiz. Misâl olarak; yakın bir tarihte "Fuat Erdoğan Anısına" tertiblenen Uluslararası Hukuk Sempozyumu’nda bazı yabancı misafirlerle yaptığımız görüşmelerde, çoğu Avrupalı olan katılımcıların “Zihin Kontrolü” konusunda teferruatlı bir malûmata sahib olduklarını hayretle gördük. Yalnızca insanların merak ve ilgi alanına hitab etmekle kalmayan Zihin Kontrolü bahsinin, muhtelif ciddi makale ve araştırmalara da konu olduğunu ayrıca müşahade etmekteyiz. Bu anlamda, HISTORY CHANNEL’da yayınlanan 2009 yapımı MIND CONTROL (ZİHİN KONTROLÜ) isimli bir "belgesel"den bahsetmek yerinde olacaktır.

http://rapidshare.com/files/268103836/Thats.Impossible.S01E06.Mind.Control.HDTV.XviD-FQM.part1.rar

http://rapidshare.com/files/268089899/Thats.Impossible.S01E06.Mind.Control.HDTV.XviD-FQM.part2.rar

Yukarıda verdiğimiz linkler vasıtası ile ilgili "belgesel"i bilgisayarınıza indirebilir ve seyredebilirsiniz. "Belgesel"; “Popular Science” isimli derginin Temmuz 2008 tarihli sayısında neşredilen Abe Streep imzalı bir makaleyi referans gösterek başlıyor.

http://findarticles.com/p/articles/mi_hb242/is_200807/ai_n32306513/ adresinden ulaşabileceğiniz mezkûr makale; “Esrarengiz Askerî Makine” başlığını taşıyor ve kısa adı HAARP olan bir programı (Yüksek Frekanslı Aktif Aura Araştırma Programı-Zihin Kontrolü) ele alıyor. Zihin Kontrolü işkencesi mağdurlarının kendi şahitliklerini ve durumlarını anlattıkları kısa bir bölüme de yer verilen "belgesel"de, teknolojinin ulaştığı bir imkân olarak; sesli haberleşme olmaksızın zihinlerarası haberleşme ve düşünce aktarımına değiniliyor. “Bilim adamları ‘teröristler’in bulunması amacıyla, bir nevî zihinlerimizin parmak izlerini belgeleyecek, yani; ‘düşünceleri okuyacak’ bilgisayarlar ve cihazlar üzerinde çalışmaktadır" denilen "belgesel"de, düşüncelerin bu yolla elde edilmesi neticesinde, gelecekte bir “düşünce çalma” suçunun hukuk literatürüne girebileceği dahi ifade edilmektedir.

Mevzu hakkında neşredilen yayınları takib yanında, bizzat mağdurlara ve şahitliklerine yer vermeye devam ediyoruz. Bu mânâda, tecrübe ve şahitliklerine ulaşabildiğimiz Zihin Kontrolü mağdurlarının -çektikleri ıztırab ve gördükleri işkence yetmezmiş gibi- en fazla müştekî oldukları konuların başında; durumlarının “şizofreni”, “zihnî fonksiyon bozukluğu”, “akıl hastalığı” gibi psikiyatri konusu vakalar olarak telakki edilmesi gelmektedir. Yaşadıklarının tafsilatını www.fedame.org adlı internet adresinde bulabileceğiniz zihin kontrolü mağdurlarından Fransız akademisyen, Prof. Dr. Rudy Andria (rudyrud2004@gmail.com), kendi şahitliğini anlatırken, zor kullanılarak psikiyatri servisine kaldırıldığını beyan ediyor. 2004 yılından bu yana; “günün yirmidört saati, haftanın yedi ve yılın üçyüzaltmışbeş günü” kendisine Zihin Kontrolü işkencesinin uygulandığını ifade eden Rudy Andria; “Sizleri temin ederim ki, burada yazdıklarımın tamamı hakikati yansıtmaktadır” diyerek başlıyor ve hemfikir olduğumuz üzere: “Doğrudan enerji ve nörolojik silahlar kullanılarak yapılan işkence ve tacizlere karşı, dünya çapında verilen mücadeleyi desteklediğini” ekliyor. “Evinin elektronik enerji ve mikrodalga bombardımanına tutulduğunu, bu mikrodalgaların; baş dönmesine, sersemlik ve şiddetli baş ağrılarına sebeb olduğunu” söylüyor. Hemen hemen tüm mağdurların ortak tecrübesini dillendirirken, aynı zamanda işkencecilerin sapkınlıklarını tekrar ortaya koyarak: “Bedenî fonksiyonlarımı tahrib, özellikle de cinsî uzuvlarıma odaklanan müdahaleler, işkencecilerin en büyük zevki gibi görünüyor” diyor ve devam ediyor: “Daha sonra iç organlarımı hedef alıyorlar. Karın altı bölgemde oluşturdukları baskı ve ağrı; mide bulantısı ve ishale sebep oluyor. (…) Anüste yanmaya yol açan; iğnelenme ve dürtüklenme hissi veren işkencelere maruz kalıyorum.” Rudy Andria diğer mağdurların şahitliklerini doğrular mahiyette kendi tecrübesini aktarmayı şöyle sürdürüyor: “Vücut ısım artırılıyor veya ateşlenme ve üşüme hissi birbirini takib ediyor. Geceleri sunî olarak; tüm vücudumda ve özellikle kasıklarımda terlemeler, bacak kaslarımda hassasiyet ve kramplar oluşturuluyor. Her saat acı ve kasılmalarla uyanıyorum. Bazen gücümü, takatimi yitirmeme sebeb olan uykusuzluk hali, bazen de şiddetli uyuşukluk haliyle birlikte baygınlığa ve uykuya zorlanıyorum. Sunî görüntüler vs. ile taciz ediliyorum. Zaman ve mekan mefhumu olmaksızın sistemli bir şekilde takib ediliyorum.” Yaşadıklarının sadece kısa bir özetinden bahsettiğini, aslında mağduriyetinin ve tecrübelerinin yüzlerce sayfa ile ifade edilebilir mikyasta olduğunu beyan ederek, devamını yukarıda verdiğimiz adreste bulabileceğiniz hikayesini anlatmaya başlıyor.

Hülâsa etmeye çalışırsak; burada şahitliklerine işaret ettiğimiz mağdurlar bir yana, aslında potansiyel olarak topyekûn insanlığı tehdit eden “Zihin Kontrolü" veya İBDA mihrakının tavsifiyle "Telegram İşkencesi”nin en temel hususiyeti, “isbat edilemez” ve “psikiyatrik bir vaka” gibi görünüşüdür. Dolayısıyla; işkencecilerin bu şeytanca manipülasyonlarına karşı; “insan” olmanın verdiği sorumluluk gereği, en temel müdafaanın ortak bir "şuur" veya “farkındalık” oluşturmak olduğunu görüyoruz. Mevzu hakkında mümkün olduğunca malûmat sahibi olmak ve edinilen malûmatın cemiyetin her kesimiyle paylaşılması, yani sözkonusu işkencecilerin sırlarının fâş edilmesi bu anlamda hayati ehemmiyet arzediyor. “Zihin Kontrolü-Telegram İşkencesi” karşısında, “kontrol edilecek bir beyninin olmaması”nın verdiği rahatlıkla, bilgisizlik dolayısıyla veya kasden inkâra karşı en azından bu nevîden bir mücadele vermek, bizim için haysiyetimizin gereğidir.

 

Haftalık BARAN Dergisi Sayı: 147

 

 

yok YORUMYORUM YAZ! , ARKADAŞINA GÖNDER!

<<<<<-----------<---->SONRAKİ SAYFA -------------->>>>>

son dakika haber FRANSIZ AKADEMİSYEN RUDY ANDRIA: “DOĞRUDAN ENERJİ VE NÖRO

son dakika haber FRANSIZ AKADEMİSYEN RUDY ANDRIA: “DOĞRUDAN ENERJİ VE NÖRO

son dakika haber Zere’den Mirzabeyoğlu’na kadar Ertosun klasiği

son dakika haber İnsan zihni kontrol altında mı?

son dakika haber Benim Başıma Gelen Her Ân, Herkesin Başına Gelebilir

son dakika haber Prof. Salim ÖĞÜT Yaşar Nuriyi Yerden Yere Vurdu:

son dakika haber ‘Mirzabeyoğlu Canlı Canlı Mezara Gömülmek İsteniyor!’

son dakika haber “İLİM VE İRFAN BABASI” İMAM-I AZAM EBU HANİFE’

son dakika haber Uluslararası Hukuk ve Terörizm

son dakika haber Gizli telkinle Kur'an terapisi nasıl olur?

son dakika haber Bir İmaj Cemaati

son dakika haber MAHBUB’ÛL AŞIKÎN (AŞIKLARIN SEVGİLİSİ VE ESMA-İ NEBÎ)

son dakika haber Hanedanın Sürgün Öyküsü

son dakika haber Patanili direnişçiler ilk kez konuştu

son dakika haber Bir Hikmet Notu İLM-İ LEDÜN VE İBDA (*)

son dakika haber Hangi Ahlâk Hangi Hukuk?

son dakika haber JİN

son dakika haber MİRAÇ

son dakika haber “Önümüzdeki Dönemde Çeçenistan’la Beraber Bütün Kuze

son dakika haber “Sana Musa’nın kıssası erişti mi?”

son dakika haber Râmuzu’l-Ehâdis’den:

son dakika haber EHLİ SÜNNETTEN AYRILMAYIN!

son dakika haber ABDÜLKÂDİR CEZÂYİRÎ

son dakika haber Anadolu`nun genleri dünya haritası gibi

son dakika haber Erkeklerden ayrı okuyan kızlar daha başarılı

DURALİ DURMAZ-DELİ COŞAR PRODüKSİYON
DURALİ DURMAZ-DELİ COŞAR PRODüKSİYON
DURALİ DURMAZ-DELİ COŞAR PRODüKSİYON
DURALİ DURMAZ-DELİ COŞAR PRODüKSİYON